Hani derler ya

“kalbim acıyor” diye…

Benimki acımıyor. Resmen ölüyor çekmiyor. Kalp modemim çökmüş gibi; duygularım “yeniden bağlanılıyor” ekranında takılı kalmış. Dün gece kalbim kendi kendine güncelleme yapmaya kalktı: “Aşk 2.0 sürümü yükleniyor.”

Yüklenmedi tabii.

%7’de hata verdi: “Eski sevgili dosyası silinemedi.” Ne yaptıysam olmadı. Sil dedim silmedi. Görmezden gel dedim, bildirim gibi üstte durdu. Kalbi uçuş moduna aldım, yine çalıştı bu lanet şey. Sonra fark ettim… Ben seni sevmeyi bırakınca değil, sen beni unuturken yazılım çökmüş bende. Gün içinde kafam bir tuhaf. Yürürken adımlarım seni arıyor, otururken gölgem bile bana darılıyor.

Kahvenin tadı bile değişti.

Sanki fincanın dibinde küçük harflerle “geri dön” yazıyor.

Biliyorum, saçmalıyorum.

Ama aşk acısı dediğin şey zaten mantığın mesaiyi bıraktığı saatlerde ortaya çıkan bir sistem arızası. En komiği ne biliyor musun? Hâlâ içimde küçücük bir “belki” dosyası var. Silinmiyor. Taşınmıyor. Güncellenmiyor. Kalbim diyor ki: “Bu kullanıcı hâlâ aktif.” Aklım diyor ki: “Kapatsak mı artık bu uygulamayı?” Ve işte garip olan şu… Kapatamıyorum. Çünkü kalbimde senden kalan o tuhaf boşluk bazen acıtmıyor bile. Sadece yerini dolduracak kadar büyük, ama unutacak kadar küçük değil. Ben de ne yapıyorum biliyor musun? Her gece kendi kendime şunu söylüyorum: “Kalp yeniden başlatılıyor…”

Başlamıyor.

Ama dert işte…
Başlamadıkça, anlatacak daha çok şey oluyor.