Çünkü işin içinde boşanmış bir erkek varsa, mesele çoğu zaman sadece “seviyor mu sevmiyor mu” değildir. Adamın geçmişi vardır. Bitmiş bir evliliği vardır. Belki yorgunluğu vardır. Belki güveni kırılmıştır. Belki hâlâ eski hayatının gölgesinden tam çıkamamıştır.
Kadın da bunu hisseder. İçinden der ki: “Tamam bana güzel bakıyor, güzel konuşuyor ama bu adam gerçekten yeniden aşık olabilir mi?”
Olur mu?
Olur.
Ama her boşanmış erkek aynı şekilde aşık olmaz.

Kimi erkek ise boşandıktan sonra ilk defa gerçekten ne istediğini anlar. Daha olgun sever, daha sakin sever, daha seçerek sever. Eskisi gibi gösterişli laflar etmez belki ama yanında durur. İşte o duruş bazen “seni seviyorum” cümlesinden daha ağırdır.
Bir kadın bunu sorduğunda aslında şunu da soruyordur:
“Ben onun hayatında yeni bir sayfa mıyım, yoksa eski defterin arasında unutulmuş bir ayraç mıyım?”
Asıl mesele burada başlıyor.
Boşanmış bir erkek tekrar aşık olabilir; ama geçmişiyle barışmamışsa, eski evliliğinin hesabını hâlâ içinde taşıyorsa, yeni bir kadını gerçekten sevse bile onu doğru sevemeyebilir. Bir bakarsın çok yakın, bir bakarsın buz gibi.
Bir gün gelecek kurar, ertesi gün geri çekilir. Kadın da haliyle afallar: “Bu adam beni mi seviyor, kendi yarasını mı sarıyor?”
İşte bu yüzden sadece “aşık olur mu?” diye bakmamak lazım.
“Hazır mı?” diye de bakmak lazım.
“Geçmişini kapatmış mı?” diye bakmak lazım.
“Seni gerçekten görüyor mu, yoksa yalnızlığının üstüne mi örtüyor?” diye bakmak lazım.
Çünkü boşanmış erkekler de sever. Hem de bazıları çok güzel sever. Ama bazıları da sevgiyle ihtiyaç arasındaki çizgiyi karıştırır. Kadın da o çizgide kendini yorar, bekler, çözerim sanır, toparlarım sanır. Oysa aşk tamirhane değildir. Kimsenin kırık yerini tek başına onarmak zorunda değilsin.
Belki senin hikâyende o adam gerçekten sana aşık.
Belki de sadece yeniden sevilmenin sıcaklığına tutunuyor.
Belki korkuyor.
Belki hazır değil.
Belki de hayatında ilk defa doğru kadına denk geldi ama bunu taşıyacak cesareti yok.
Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü her boşanmış erkeğin hikâyesi başka, her kadının hissettiği şüphe başka.
Biz de tam burada bu konuyu konuşmak istiyoruz.
DertDinle’de “boşanmış erkekler aşık olur mu?” sorusunu birlikte tartışıyoruz.
Yaşadığın bir ilişki varsa, kafanda dönüp duran bir hikâye varsa, “bana böyle dedi ama sonra şöyle yaptı” dediğin bir durum varsa, paylaş.
Belki senin anlattığın şey başka bir kadının gözünü açar. Belki başka birinin tecrübesi senin içindeki düğümü çözer.
Burada kimse kimseyi yargılamak için yok.
Konuşmak, anlamak, içini dökmek ve bazen de “yalnız değilmişim” demek için var.
Sen de yaşadığını, düşündüğünü, içinde kaldığını yaz.
Çünkü bazen birinin “ben de aynı şeyi yaşadım” demesi, bütün gece kafanda dönen sorulardan daha güçlü gelir.
Yorumlar