Ben artık sadece Münevver değilim. Her kadının içinde bir “Münevver” var: konuşmaya cesaret edemeyen, bilmediği için susan, susmaktan yorulan ama yine de susan… Kendi içimdeki karanlığı aydınlattıktan sonra, artık başka kadınlara da ses olmanın vakti gelmişti. Sadece kasabamız değil, çevre köylerden bile kadınlar bana ulaşmaya başladı. Önce mektuplarla, sonra gizli gizli telefonlarla… Çünkü fark ettim ki, cinsel sağlık bir “utanılacak” konu değil, aksine sustukça büyüyen bir yükmüş. Kadın Kadına Dayanışma Kadınlar bir araya geldikçe değişim başladı. Ebeveyn olanlar, kız çocuklarına doğru bilgi vermeye başladı. Yeni evli kadınlar, ilk gece korkularını utana sıkıla paylaşmak yerine açıkça sormaya başladı. Herkesin zihninde tek bir cümle vardı artık: Keşke daha önce bilseydim. Ben ise sadece kendi yaşadıklarımı anlatmadım. Öğrendiklerimi, uzmanlardan aldığım eğitimi, doğru kaynakları da paylaştım. Bazen ağladık, bazen güldük ama en önemlisi iyileştik. Çünkü biz “kadınız”, yeterince susmuş, bastırılmış ve susturulmuştuk. Artık öğreniyorduk. Ve bu hikâyeyi okuyorsan… Belki sen de bilmediğini fark edersin. Belki bir yerden başlarsın. İşte bu yüzden, Münevver olarak sana cinsel eğitimin neden önemli olduğunu anlatmak istiyorum. CİNSEL EĞİTİM GEREKTİREN DURUMLAR VE AÇIKLAMALARI 1. İlk gece korkuları Kadınların özellikle geleneksel toplumlarda yaşadığı korku ve kaygılar, bilgisizlikten kaynaklanır. İlk gece can acıtmak için değil, karşılıklı sevgi ve uyum için yaşanır. Cinsel eğitim, bu korkuların yerini sağlıklı bir bakış açısına bırakır. 2. Cinsel ilişki sırasında ağrı, acı ya da isteksizlik Bunlar “normal” değil, sıkça rastlanan ama çözümü olan sorunlardır. Vajinismus, disparoni gibi fiziksel ve psikolojik sorunlar eğitim ve terapiyle aşılabilir. 3. Partnerle iletişim kuramama Cinsel ihtiyaçların, sınırların ya da isteklerin konuşulamaması evliliklerde büyük sorun yaratır. Cinsel eğitim, açık iletişim becerisi kazandırır. 4. Bedeni tanımama, haz alma hakkını bilmemek Pek çok kadın kendi bedenine yabancıdır. Haz, sadece erkeklere özgü bir şey sanılır. Cinsel eğitim, kadına kendi bedeninin değerini ve hakkını öğretir. 5. Yanlış dini inançlarla bastırılmış cinsellik Bazı kadınlar, cinselliği günah, kirli ya da ayıp sanır. Oysa dinî bilgiyle kültürel baskılar birbirinden farklıdır. Cinsel eğitim, kadına doğru bilgiyi verir. 6. Cinsel mitler ve hurafeler “İlk gece kanama olmazsa bekâr değildir”, “Kadın çok istekli olursa hafif olur” gibi saçma kalıplar, kadınların hem ruhunu hem ilişkilerini yaralar. Cinsel eğitim, bu mitleri yıkar. 7. Kadın hastalıklarıyla başa çıkamama (kist, miyom, endometriozis vb.) Bu sorunlar cinsel yaşamı etkileyebilir. Doğru bilgi ve destek alınmadıkça evlilik bile bitebilir. Eğitim, çözüm yollarını sunar. 8. Orgazm olamama ve eşitsiz ilişki Kadınların çoğu hayatı boyunca orgazm yaşamadan ilişki sürdürür. Sırf eşleri mutlu olsun diye… Oysa cinsellik karşılıklı bir deneyimdir. 9. Travmatik cinsel deneyimler İstismara uğramış, zorla evlendirilmiş, baskı görmüş kadınlar; kendilerini yıllarca kapatır. Cinsel eğitim, terapiyle birlikte, yeniden hayata tutunmalarına yardım eder. 10. Ebeveynlikte sağlıklı cinsellik eğitimi verememek Anne-baba olanlar, çocuklarına bedenlerini nasıl koruyacaklarını, neleri normal sayacaklarını öğretmelidir. Önce kendi öğrenmeli ki aktarsın. 11. Sadece üreme amaçlı görülen cinsellik Kadınlar için zevk almak, sevişmek hâlâ ayıp gibi algılanır. Eğitim, bu bakış açısını kırar. 12. Erkek egemen cinsel baskılar “Kadın susar, erkek ister” mantığı hâlâ yaygın. Kadının rızası, isteği, sınırı esastır. Bu da eğitimle öğrenilir. 13. Evlilik öncesi bilgi eksikliği Genç kızlar evlenmeden önce cinsellik hakkında hiçbir şey bilmeden evlendirilir. Bu da evlilikte sorunlara yol açar. 14. Doğum sonrası cinsel sorunlar Vücut değişir, hormonlar oynar, istek azalabilir. Bu dönemi anlayarak yaşamak için cinsel sağlık eğitimi gerekir. 15. Kadın bedenine duyulan utanç Kadının bedenini sevmesi, kabullenmesi; kendine güvenini artırır. Bu da önce bilgiyle başlar. Ve daha fazlası Araştırdıkça öğreneceksin…. Eğer bu yazıyı buraya kadar okuduysan, içinde bir yerlerde “ben de” diyorsundur. Ben yaşadım, sustum, utandım, ağladım… Ama öğrendikçe güçlendim. Şimdi sıra sende. Unutma; utanılacak hiçbir şey yok. Ayıp değil. Ayıplanacak olan, kadının susturulmasıdır. Cinsel sağlık, her kadının hakkıdır. Bu senin de hakkın. İlk adımı atmak zor, ama bir adım atarsan, diğer adımlar seni taşıyacaktır. Ve bir gün belki sen de bir Münevver olursun… Başka kadınlara ışık tutarsın.