Liseden sonra okumadım. Üniversiteye gitmedim çünkü ailemin istediği alanlarda başarılı olamadım, derslerim ortalamaydı ve aslında hiçbir zaman sıra dışı bir öğrenci olmadım. Ama hayat, herkesin farklı beklentileriyle dolu. Evde en çok duyduğum ses ise annemin ve babamın sesiydi. “Artık bir plan yapmalısın, Tansel. Hayatın yolunda gitmiyor.” “Bir meslek sahibi olmalı, kendi ayakların üzerinde durmalısın.” Benim kafamın içi karma karışıktı. Kendime sorduğum sorular bir yanda: “Ben ne yapabilirim? Hangi işi yapacak yeteneğim var ki?” Diğer yanda ailemin sözleri: “Sen bizim çocuğumuzsun, sen başarılı olacaksın, başaramazsan üzülürüz.” Evdeki konuşmalar hep aynı döngüdeydi. Babam işe geldiğinde yorgun ama ciddi yüzüyle oturur, bana gelecekten söz ederdi: “Tansel, artık kendi yolunu çizmelisin. Biz senden bunu bekliyoruz.” Ben de sessiz kalırdım. Çünkü ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Başkalarıyla kıyaslandığımda hep geri kalmış hissediyordum. Arkadaşlarım çalışıyor, staj yapıyor, bazıları kendi işlerini kuruyordu. Ben ise evde, ailemin gölgesinde, sıradan bir kız olarak yaşıyordum. Ama içimde farklı bir yer de vardı. Arada sırada çizim yaparken, telefonumdan dijital tasarımlar izlerken, kendi küçük hayallerimle baş başa kalıyordum. Bazen düşünüyorum: “Acaba ben başka bir hayat seçebilirim mi? Ya da sadece ailemin istediği gibi mi yaşamalıyım?” Ve işte o noktada fark ettim ki, aslında ailemin sevgisi ile beklentileri arasında sıkışmışım. Sevdikleri için benim başarılı olmamı istiyorlar, ama bu, kendi hayallerimi öldürmem anlamına gelmemeli. İlk bölüm burada bitiyor; içimde bir kıpırtı var. Küçük, ama gerçek. Bir gün, belki de cesaretimi toplayıp kendi yolumu arayacağım. Devamı için…… 2. Bölüm (Somut Çatışmalar)