Çünkü konuşmak “zayıflık” sanılıyor. Çünkü “hissetmek” bazen utanılacak bir şey gibi görülüyor. Çünkü birçok insanın hayatında dinlemek bir beceri değil, “boş vakit etkinliği” gibi. Ve en kötüsü: Pek çoğumuz şunu öğrendik: “Şikâyet etme.” “Güçlü ol.” “Kafana takma.” “Geçer.” Bu cümleler iyi niyetli olabilir ama etkisi genellikle aynı: Susturur. Susturulan duygu ise kaybolmaz; birikir. Sonra gün gelir, konu bir anda patlamaz. Daha sinsi olur: Hayattan keyif alamama, tahammülün azalması, “hiçbir şey yapmak istememe” hâli… Yani dışarıdan anlaşılmayan bir yorgunluk.