Toplum güçlü insanı sever. Hatta ödüllendirir. “Ne kadar dayanıklı” derler. “Helal, hiç belli etmiyor” derler. Ama gerçekte “belli etmemek”, çoğu zaman “iyileşmek” anlamına gelmez. Sadece iyi gizlemeyi gösterir. Bazı insanlar o kadar alışır ki, kendi duygularını bile kendinden saklamaya başlar. Sonra bir gün şu olur: İnsan anlatmak ister ama cümle kuramaz. Çünkü duygular artık kelimeye değil, bedene taşınmıştır. baş ağrısı mide sıkışması sürekli gerginlik ani öfke sabah yorgun uyanma Bunlar bazen “stres” diye geçiştirilir. Ama çoğu zaman arkasında tek bir gerçek vardır: İçeride çok şey birikmiştir.